| |
|



|
|
|
|
|
Çin, 20. yüzyıla, İngiltere, Fransa, Almanya,
Japonya ve Rusya gibi ülkelerin baskıları altında ezilmiş
ve paramparça olmuş bir imparatorluğun kalıntıları üzerinde
girdi. Ülkede imparatorluk rejimi yıkıldıktan sonra, on
yıllar boyunca güçlü bir merkezi otorite kurulamadı. Ancak
1949 yılında iktidara gelen Komünist Parti ile birlikte,
Çin kısa sürede büyük bir korku rejimine dönüştü. Bu dönüşüm
sürecinde on milyonlarca insan söz konusu kanlı ideolojinin
baskıcı ve totaliter uygulamaları nedeniyle hayatını kaybetti.
İktidarını ancak şiddetle muhafaza edebilen ve komünizmin
belki de en acımasız ve en vahşi uygulamasını yürürlüğe
koyan Çin Komünist Partisi, tüm Çin halkı için tek tip bir
yaşam ve düşünce tarzı belirledi. Bu dönem boyunca, komünist
iktidarın kurallarına uymayanlar ise acımasızca yok edildi.

|
| |
 |
Komünist
Çin'in Zulüm Politikası ve Doğu Türkistan kitabını
pdf
ve
txt
formatında da okuyabilirsiniz. |
|
|
Bugün dünyanın bazı bölgelerinde Müslümanlar zor durumda yaşamaktadır. Örneğin Çin'in en batı noktasında yer alan Doğu Türkistan halkı özellikle son elli yıldır büyük baskı altında bulunmaktadır. Nüfusun çoğunluğunu Uygur Türkleri'nin oluşturduğu Doğu Türkistan'da, Çin'in hiçbir bölgesinde yaşanmayan boyutlarda zorluklarla dolu bir hayat sürülmektedir. 1965'ten sonraki katliamlarla birlikte, öldürülen Doğu Türkistanlı sayısı 35 milyon gibi inanılmaz bir rakamdır.
İstila, tahakküm ve zorlamalar bölgeye sadece huzursuzluk, kargaşa, kin ve nefret getirmiştir. Bu tür yöntemlerle milletleri sömürme devri artık kapanmıştır. Dolayısıyla Çin, Doğu Türkistan halkının kendi kendini yönetmesine izin verse ve ekonomik bağımsızlık hakkı tanısa bundan son derece büyük çıkarı olacaktır. Kendi sınırları içinde rahatça üretim yapan, özgürce yaşayan, korku ve baskının etkisinden kurtulmuş bir Doğu Türkistan, Çin için yeni bir atılım merkezi olabilecektir.
Bu hakların Doğu Türkistan halkına verilmesi ise büyük bir güç ve otorite sahibi olan Türk-İslam Birliği sayesinde mümkün olabilir. Böyle bir gücün garantörlüğü olursa Çin de ülkesinde yaşayan milyonlarca Müslüman ile ilişkilerini kuvvetlendirecektir. Kalben Türk-İslam Birliği`ne bağlı bir Doğu Türkistan`ın Çin`e karşı düşmanca bir tutum sergilemeyeceği, başkaldırmayacağı, Çin`in süper bir güç haline gelmesi için dostane katkıda bulunacağı konusunda Çin yönetimi ikna edilmeli ve güvenleri sağlanmalıdır. >>> |
|
ABD Parlamentosu tarafından 1950'lerde kurulan Radio Free Asia, Asya'da konuşulan 9 dilde ve İngilizce olarak yayın yapıyor. Sayın Adnan Oktar RFA ile yapılan röportajında, Türk-İslam Birliği'nin ne kadar önemli olduğu, bu birliğin hem üye ülkelere hem de dünyaya ne gibi faydalar sağlayacağı hakkında çok önemli açıklamalarda bulunuyor. Ayrıca önümüzdeki yıllarda bu konularda çok önemli gelişmeler olacağı ile ilgili müjdeler de veriyor.
Sayın Adnan Oktar, sorulan bazı sorular üzerine Türk Cumhuriyetlerinde 100 yıl süren komünist eğitimin ardından İslam ahlakına ne kadar büyük bir yöneliş olduğunu, özellikle Doğu Türkistan ve Azerbaycan gibi ülkelerde komünizmin tam tersi etki yaptığını, insanların İslam'a daha fazla yönelmelerine vesile olduğunu vurguluyor.
Sayın Oktar, röportajda Çin'in Doğu Türkistan başta olmak üzere o coğrafya üzerindeki ülkeler üzerindeki şiddet politikalarının bir an önce sona erdirilmesi için neler yapılması gerektiğini çok detaylı olarak açıklıyor. Ayrıca önümüzdeki günlerde bu yönde çok yoğun çalışmalar başlatılacağı müjdesini de veriyor.
Sayın Adnan Oktar çeşitli Türk lehçelerinde yapılan kitap, belgesel, konferans, sergi vs çalışmaları hakkında bilgiler veriyor ve eserlerin Türk-İslam coğrafyasındaki etkilerinden bahsediyor. Ayrıca önümüzdeki yıllarda Azerbaycan'dan başlayacak olan bir Türk-İslam Birliğinin de müjdesini veriyor.
|
|
Bu site Harun
Yahya'nın eserlerinden faydalanılarak hazırlanmıştır.
www.harunyahya.org
TÜRKÇE KURAN-I KERİM - BİZE
DESTEK OLUN - FİLMLER
- MAKALELER
- ENGLISH
- HADİS KÖŞESİ
|
|
 |